My photo
a utopist, a green, a free soul, a liberal, a young (well let's say 'a new' rather than 'young') mother, a rebel, a thinker, a smiler, a wonderer, a note, a butterfly, a rainbow, a nymph, a kite, a wave, a breeze from the sea, a purple soul, a chocolate-addict, a lover...
Showing posts with label bebek arabasi. Show all posts
Showing posts with label bebek arabasi. Show all posts

Tuesday, 21 August 2012

Yine bebek arabasi uzerine

Bizde mamas and papas urbo modeli var. Evet cok rahat bir araba, ama ingiltere'ye gore dizayn edilmis bir araba. Lastikleri Turkiye yollarinda cok cabuk asiniyor [ki garanti kapsaminda degistirdiler hepsini disari ciktik 15 dakika sonra lastiklere bir baktik yine ayni sekilde asinmaya baslamis], ve ingiltere'nin soguguna gore dizayn edildigi icin yazlari icin chicco caddy'i aldim, tatil yerlerinde daha rahat ederiz diye. Esasinda Mamas and Papas'tan memnunum. Cok konforlu. Isterseniz konuyla ilgili bir yil once yazdigim yazima bir bakin:

Son iki yildir bebek arabamizla girmedigimiz yer kalmadi. Urbo modeli sehir yasami icin cok uygun, uyudugunda tam bir yatak haline donusuyor ve cocuk rahatca uyuyor. Tramvayda her yerde, arabanin eni tam sehre gore yapildigi icin bebek arabasi her yere sigiyor vs vs.. Bebek arabasiyla sehir hayatinda nasil basettigimizi okuyabilirsiniz. 

Delfi'nin bebek arabasinda huysuzlandigi bir an, yine yollarda

Ama inanin simdiki aklim olsa kesinlikle hafif ve arkaya tam yaslanan bir bebek arabasi alip gecerdim. Mamas and papas gibi  bir bebek arabasini taksiciler katlamayi bilmiyor, mamas and papas urbo 9 kilo ama sanirim diger arkaya tam yaslanan ucuz arabalardan daha hafif olanlari var. Bir de bissuru aparati, yok anakucagi var. E simdi Delfi buyudu ve evde yayinti valla. Bebeginiz kucukken cok ozeniliyor bu tarz guzel arabalara ama yazik gercekten. En guzeli hafif, basit, Akdeniz ulkeleri icin uretilmis bir araba almak. 
Bir de satici [Hasim Iscan'da Korkmaz Ticaret] satarken bakin celik ve deriden bu araba, digerleri gibi plastikten degil demisti ama deri olan kismi iki yila yakin bir kullanma sonucu [esasen gunesin yipratmasi sonucu - malum ingiltere'deki gunes TR'deki gibi yakmiyor, sadece okşar gibi yapiyor] deri atmaya ve parcalanmaya basladi. O kadar da kalin bir deri degilmis. Simdi gotursem yine garanti kapsaminda birsuru laf dinleyecegim, o yuzden pek niyetli degilim. Ben de bir şal sardim o kisma. Bir de en alttaki esya tasima filesi bri seferligine mahsus bir arkadasimin agir cantasini oraya koymasi sonucu parcalandi ve delik gitgide buyuyerek buyuk bir delik haline geldi. Ben de bir tel gibi bir malzemenin yardimiyla ördüm orayi. Simdilik boyle idare ediyoruz. Turkiye'de chicco ve mamas and papas'ta yasadigim tuketici sorunlari icin lutfen baglantiyi tiklayiniz.

Bayramin ilk gunu, Ozgurluk Parki'nda eglenirken
Kizim artik kendi ayaklarinin ustunde daha mutlu
Bebek arabasina olan ihtiyacimiz her gecen gun azaliyor
Sevgili ebeveynler, gercekten cocuklar cok cabuk buyuyor, ve bebek arabasinda olmak istemiyorlar. Evet özeniyoruz, guzel pahali seyler aliyoruz. Ama onun yerine belki daha uygun fiyatli baska hafif ve konforlu bir araba almak belki daha mantikli bir fikir... Ama param cok, harcamak istiyorum diyorsaniz, uygun fiyatli bir bebek arabasi daha alip ihtiyac sahibi bebekli bir aileye hediye etmeye ne dersiniz;)
Cocuklarimizin saglikla, sevgiyle buyumesi dilegimle...
Gerisi burda...

Thursday, 2 August 2012

Sehirde bebekle ve bebek arabasiyla gezmek uzerine

Malum blogumun alt basligi 'Delfina'mla istanbul'u geziyorum'. Delfinam ve ben o cok kucuk bir bebekkenden beri istanbul'da vapur, otobus, deniz otobusu, taksi, tramvay, dolmus taksi, dolmus, tren yani her turlu ulasim aracini kullanarak gezdik.  Benim her daim favori ulasim araclarim vapurlar, tramvay ve yesil yani alcak otobuslerdir. Zorlandigim zamanlardaysa, soforlere ya da cevredekiler 'bir el atalim' demekten asla utanmadim, cekinmedim. Hem Turk halki hem turistler de her daim yardimciydilar.. Bazen halki da egitmen gerekebiliyor. Mesela tramvayda oturma yeri katlanabilen oturaklari kaldirip, Delfi'nin bebek arabasini oraya yerlestirip benim de yanina oturdugum cok olmustur [ o yuzden hep ilk durak olan Kabatas'tan binmeye ozen gosteririm]. Arada tramvaydakilerin gelip, bebegi alin biz oturalim dedikleri olmustur. Ben de oturagin yukarsindaki bebek arabasi isaretini gosterip, 'bakin burasi bebek arabalari icin, ben hem sizin hem kendi bebegimin saglikli yol gidebilmesi icin bu arabayi guvene almaya mecburum' diyerekten insanlari konuyla ilgili egitmem gerekmistir. Ya da otobuslerin ortasindaki bosluga yayilmis tiplere 'pardon buraya bebek arabasini koyup, bebegimi guvence altina almam gerekiyor' demisimdir. Taksileri ise hic sevmem. Bebegi cikar, bebek arabasini katla cok zahmetli gelir bana. Bir de tek basimaysam bebegi arabanin icine koyup, ben arabayi katlamam [bizim arabayi nasil katlayacaklarini soforler bilemiyor dogal olarak bu gorev bana dusuyor], cocugumun guvenligi acisindan tehlikeli geliyor. Evet paranoyakca olabilir, ama ya taksici bebegim arabadayken basar kacarsa gibilerinden paranoyakliklarim vardir benim. Neyse toplu ulasim hem cevreci bir cozum, hem de daha saglikli ve kolay benim acimdan.


Delfi vapurda, arkada kiz kulesi
Belki gezmek isteyen ama tuyolara da ihtiyaci olan anneler vardir diye, biz gezerken nelere dikkat ediyoruz konulu bir yazi yazayim dedim, iste onlar:

  • Evden cikmadan once alti kuru, ve karni tok olmasi lazim 
  • Eskiden arabasinda daha uzun soluklu oturuyordu ama buyudugunden beri  [ya da yurumeye basladigindan beri] bu imkansiz her yerde kendince gezinmek istiyor. Ama baslarda  dusmeleri onlemek ve deniz kiyisi gibi yerlerde kendini denize vs.  atmasini onlemek amacli kayis aldim. 
  • Onun istekleri ve onun beden dilini okumak cok onemli. Malum daha konusamiyor, ama kendini isaretlerle, cikardigi seslerle, yuz ifadesiyle anlatiyor. Mesela inmek istiyorsa, aninda indiriyorum. Su istiyorsa aninda geliyor. Bekletme yok.
  • Arabaya tekrar oturmak istedigimde onceleri 'karar verildi, istedigin  kadar agla donusu yok' dedim. Karardan donmemek cok onemli.  Ama daha sonra yani simdilerde cogunlukla her yerde her daim kurtaricim muz oluyor yanimda ya da su vs. ve once yiyecegi [ozellikle sevdigi bir yiyecegi] gosteriyorum, boylece onu bebek arabasina cekebiliyorum. Yanima aldiklarima gelince: tel / kasar peyniri ve tam bugday ekmek, muz, hurma, her turlu meyva [ama meyvalari biliyorsunuz kesince saglikli olmuyor, uzerinde tasima esnasinda bakteri filan cogaliyor, o yuzden butun sekilde meyvalar], tam bugdaydan yapilmis kucuk galetalar, kaju, haslanmis patates [bir kucuk tencereye 4-5 kucuk ya da orta boy patates, bir su bardagi su, ustune de biraz kaya tuzu atip, cok kisik ateste kaynatabilirsiniz, harika oluyor, Delfina buyuk bir zevkle yiyor. Aman dikkat bebeginiz bir yasin altindaysa malum tuz bebeklerin bobreklerine zararli oldugu icin konulmuyor], bulursam GDO'suz misir, evde hic birsey yoksa kir pidesi ve ayran. Bir sure hani hazir satilan sebze purelerinden almistim, kucuk kavanozda ve organik olanlarindan, ama belli bir sure sonra istemedi.  Ve bunun gibi seyler.. 
  • Bebek arabasina bagli sevdigi oyuncaklar [dis kasiyicilar vs] oluyor  mutlaka, boylece oyuncagi firlatmasini onlemis oldum. 
  • Otobuslerde farkettim ki ben ne kadar onun ustune dusersem [vakit gecsin diye sarkilar soyleyip, oyunlar oynatmaya calisirsam], o, o kadar  huysuzlasiyor, agliyor. Eskiden oturup sarkilar filan soylerdim. Artik  onu gormezden geliyorum. O da etrafini izliyor, baskalarina kur  yapiyor. 
  • O mutsuzluk belirttigi an, planlari degistiriyorum. Yani bulundugu  ortamda mutlu degilse aninda planlar degisiyor. 
  • Alisveris merkezlerine bebeklerle belki yilda bir-iki kez olur, ama  yogunlukla AVM'lere gidilmemesi gerektigini dusunuyorum. Zaten o tarz  yerlerde tutmak da cok zor. Ama mesela IKEA gezimiz sanki oyun parki  gibiydi, saatler harcadik oyuncak ve kafeteryasindaki oyuncaklar  kisminda. Ki sadece bir kez gittik IKEA'ya. 
  • Mizmizlandigi an, yiyecek bir sey veriyorum eline. Bu yontem esasinda  buyukler icin de gecerli. Kore'deki gunlerimde, bir hukumet gezisine  katilmistim. Bizi Kore'nin eski baskentine goturmuslerdi. Yolda trafik  vardi ve manzara harika olmasina ragmen aractan inemeyecegimiz bir noktaydi. Yetkililer hemen gidip  herkese dondurma aldirip, dagittilar. Ve biz trafikte mutlu mutlu  beklemistik ;) Yani agzini dolu tuttugun surece her zaman mutlu  bireyler edinebiliyorsun ;) he he 
  • Bebek arabamizda her daim kucuk bir topumuz var. Yine beklememiz gereken bir durum oldugunda, cimen buldugumuz her alanda cikarip top oynuyoruz. Bu ozellikle iskelede vapur beklerken cok ise yariyor. Ve eger onun bir yere dogru gitmesini istiyorsam ama benim ozgur kizim beni takip etmiyorsa, 'elim sende' deyip gitmesini istedigim yone dogru kosuyorum ;) Deli bir anneye malzeme cok ;)
  • Bir de gittigim yerleri -ozellikle tek basima goturuyorsam- uzun yollar  olarak secmiyorum. Ferah ve gerekirse istanbul sartlarinda 1 saat  icinde evde olabilecegim guzergahlari kullaniyorum. 
  • Surekli deli gibi konustugum da oluyor onu oyalamak adina. Mesela bir yerde beklememiz gerekiyorsa, ona cevremizdeki nesnelerin  ismini soyluyorum. Gokyuzune, yollara, martilara merhaba diyoruz,  mesela vapur iskelesinde beklerken, iskeleye yeni gelmis teyzelere,  abilere 'aa hos geldiniz' diyoruz vs vs.. 
  • Bir de tabii her daim en onemli bagimiz: emzirmek! Bakiyorum cok mu huysuz, basedemiyor muyum, o zaman direkt emme seansi basliyor. Her yerde de emzirdim: takside, vapurda, ucakta, otobuste, antik kentte, muzede, sarayda yani her yerde! Emmek bebegi hem sakinlestiriyor, hem huzura kavusturuyor. 


Bunlar simdilik aklima gelenler. Benim belimde ve boynumda sorun var,  o yuzden kizimi gezerken surekli kucagimda filan tasimam - bu bana cok koysa da -  imkansiz. Belki de o yuzden Delfi boyle gelisti. Her bebegin ve  annenin hikayesi ve ihtiyaclari farklidir. Bizim hikayemiz boyle. Hikayesi benzer annelere isik tutmasi dilegimle..
Sevgiler
Bol gezmeli gunler..
EsraR~~~ 
Gerisi burda...

Monday, 18 June 2012

Tuketici haklarinin anca tehditle isledigi ulkede iki macera

Siz de bizim gibi bebek arabalariyla sorun yasadiysaniz, yasadiklarimi kisaca yaziyorum ki belki faydalanabilirsiniz.

Herkes yasadigi bolgenin kaymakamliginda bulunan tuketici haklari masasina, durumu belgeler (fisler vs) ile bilrlikte bir dilekceyle anlatirsaniz, 3 ay icerisinde hakem heyeti konuyu bir karara bagliyor. Ve siz firmadan paranizi geri alabiliyorsunuz. Bakiniz
http://www.kadikoy.gov.tr/default_B0.aspx?content=97

Bizim biri Chicco Caddy, digeri mamas and papas olmak uzere iki bebek arabamiz var. 
Vak'a 1: Chicco'yu alir almaz kemer kismindaki toka kirilmisti ve tentesi kutudan sorunlu cikmisti. Bunun ustune en arkadaki aliminyum parcasi da kirilinca da garanti kapsaminda servise yolladim. Servis 30TL kirilan aliminyum parca icin, 10TL de kemer kismi icin istedi arti kargo parasi da size ait dedi. Ben sadece 30TL kirilan aliminyum icin para odeyip, kemer kismini istemedigimi ama kesinlikle fatura istedigimi soyledim. Faturayi ne icin istedigim acikti, tuketici haklarina basvurmak icin. Tente kismini da ellerinde ayni renk olmadigi icin baska renkle degistireceklerini soylediler.
Koli geldi. Kargo parasi Chicco tarafindan odenmis [17.50TL]. Arkadaki aliminyum parca yapilmis, bebek arabasinin tum kumasi, kemer yeri, tentesi yenilenmis. Odemedigim halde kemer kismi bile yeniden yapilmis. Isin acikcasi cok sasirdim. Hatta yeni araba mi yolladilar bile dedim, ama tekerleklerin kullanilmis oldugunu gorunce, sadece kumasi yenilediklerini anladim. 
Guncelleme: Bu sefer de Caddy'nin bebek arabasini ayakta tutan aliminyum bir parcasi Ispanya'da gezerken kirildi ve yollarda kaldik diyebilirim. Otelden uzun bir parca ip verdiler ve kirilan parcayi sarip oyle kullanmak zorunda kaldik. Ama arada bir sardigimiz ipi tekrar duzeltmemiz gerekti. Tekrar servise yollayacagim, bakalim ne olacak. Ki ben diger anneler gibi ustune birsuru canta vs. asmiyorum. Cunku biliyorum ki Caddy her an kirilabilir. Ya bana gelen bebek arabasinin uretiminde sorun var, ya da anlamiyorum nerde hata yapiyorum. Ama bu iste bir sorun var.

Vak'a 2: Mamas and papas, ingiltere'nin en iyi bebek markasidir bence. Turkiye'de bulunca da ustune atlamistim, hem de ingiltere'dekiyle ayni fiyata aldim. Garanti suresi iki yil, ve garanti belgesinde her parcanin, isciligin garanti kapsaminda oldugu acikca yaziyor. Gel gelelim, ister Turkiye'nin yollarini suclayin, isterseniz tekerleklerin kalitesizligini dakika 1 gol 1, alir almaz tekerleklerin ustundeki lastik parcalaniyor, zedeleniyor. Servis once tekerleklerin garanti kapsaminda olmadigini soyledi ve 200TL odemem gerektigini soyledi. Servise bizzat kendim gittim ve garanti belgesinde acikca yazan iki maddeyi soyledim. Ayrica zaten bebek arabasini kullanir kullanmaz bu durumla karsilastigim icin aramistim servisi 1.5 yil once ve durumdan haberdar etmistim ama Bostanci'ya gidememistim bir turlu [ki kendileri de once aa ilk defa gorduk boyle bir seyi dediler sonra da gecen hafta Ankara'dan bir bayanin ayni sorun yasadigi icin aradigini soylediler]. Bir de internet ortaminda aktif bir anne oldugumu soyleyince, tum tekerlekleri ucretsiz degistirdiler, arabanin bakimini cok guzel bir sekilde yaptilar [ki boyle de olmaliydi]. Yalniz tekelerleklerini degistirmenin bir gun alacagini soylediler ve ben arabayi serviste birakip, Delfi'yi kucakta ve takside eve goturmek zorunda kaldim. Bunun ustune eve gelir gelmez 2  saat icinde beni arayip, araba hazir dediler. Niye Turk insanimiz hayati hem kendileri hem baskalari icin kolaylastirmak varken, zorlastiriyorlar bilmiyorum. Halbu ki o kadar yalvarmistim ki, nolur hemen yapin biz burda bir yerlerde bekleyelim. Bu sicaklarda tekrar bu yollari gelmeyelim kizimla, hem nasil tasiyacagiz simdi onu bebek arabasiz diye.. Ama gel gelelim durum boyle... Yine de sunu soyleyeyim Sersa Ithalat'ta [yani teknik servis ki bu teknik servis Maclaren gibi diger markalarin da teknik servisi] tamiri yapan usta elinden geleni yapiyor. Ama lastiklerde is yok, servisten ciktik, biraz dolandik bir baktim lastik yine asinmis!!!]

Guncelleme: Sersa Ithalat gercekten klasik bir Turk servisi. Tamirini yaptiklari urunlerin firmalari musteri iliskilerine onem vermelerine ragmen, Sersa bunu onemsemiyor olsa gerek.    Dun aradim mamas and papas bebek arabamin arabayi itme barindaki asinma hakkinda -gunesin etkisiyle- ama hic bir sekilde yardimci olmadilar. Bebek arabasinda sorun yok, sadece deri gorunumlu itme barinda kullandiklari adi maddede sorun var ama teknik servis kendine pay cikartabilmek adina tum cubugun degismesi gerektigini ve bunun icinde 120TL talep ettigini soyledi. Yardimci olmamak ve senden para almak icin ellerinden geleni yapiyorlar yani.

Bu basima gelenlerden cikarilacak birkac ders var:

  • Turkiye'de tuketici haklari cok kotu bir durumda. Durumu iyilestirmek icin orgutlenip, bir seyler yapmaliyiz.
  • Megersem,  illa ki bir dis gostermek, ugrasmak, hatta tuketici haklarina giderim diye tehdit etmek gerekiyor [hos bu bazen ise yaramiyor!]
  • Benden tavsiye: aman ha pahali bebek arabalari almayin. Degmez! Ucuza, ama saglikli birseyler alin, gitsin, arkaya tam yatabilsin, ve bebek cantasini koymak icin bir yer olsun. Hem ucuz olanlar daha uzun sure bile dayaniyor. Calinsa da kirilsa da uzulmezsiniz. Zaten cocuklar cok cabuk buyuyorlar..
Bunlar benim yasadiklarim, belki benzeri durumda olan annelere de yol gosterici olur..
Sevgiler


Gerisi burda...

Thursday, 31 May 2012

Tuketici haklarinin olmadigi ulke.

Bu ulkede tuketici haklari filan yok, yurtdisinda musteri memnuniyeti cok iyi olan firmalar bile Turkiye'deki tuketici haklarinin azligini kazanc bilip, ister garati kapsaminda olsun ister olmasin sorunlu olan urunlere garantiliymis gibi davranmiyorlar ve sizden para istiyorlar.


Delfi Chicco puseti kirilmadan once pusetinde, Yildiz Parki'nda

Yazlari hafif ve rahat olsun diye Delfi'ye ikinci bir bebek arabasi olarak bir Chicco baston hafif bebek arabalarindan almistim [ana arabamiz mamas and papas]. Alir almaz, tentesinin kumasi yipranmis [zaten kutudan ciktiginda da o kismi zedeliydi ama onemsememistim] ve kemerindeki plastik halka da cok kisa bir sure icinde [nasil adilikte bir plastikten yapildiysa cocugun guvenligiyle ilgili olan kemer kisminin!] kirildi. Bir de bu yetmiyormus gibi cocugu tasiyan ana demiri kirildi [pardon demir degil aliminyum gibi uyduruk bir madde]. Sozum ona bilinen bir madde ve sozum ona garanti kapsaminda [daha bir yil bile olmadi alali ve sadece yazlari kullanildi]. Ve puseti aldigim firma olan ebebek araciligiyla yolladim. Cevap su: toplamda 40 TL odemem gerekiyor, tentenin rengi baska bir renk olacak, bir de kargo parasi. Ve 444'lu telefondaki bayan musteri memnuniyetini zerre takmiyor.

Yeni anne olacaklara duyurulur: sakin gidip pahali bebek arabalarina filan heveslenmeyin. Arkaya tam yatabilen, hafif, ucuz bir bebek arabasi alin (sanirim baby2go'nun boyle bir bebek arabasi var) gitsin. Zaten 1.5 yil anca biniyorlar. Hiiiic gerek yok pahali bebek arabalarina. Pahalisi da kiriliyor, ucuzu da. En azindan cok ucuza almistim, bi daha alirim dersiniz gecersiniz.

Turkiye'de gercekten yok kullanici haklari filan. Hayal kurmayalim. Sistem surekli karsisindakinden haksiz yere para sagmaya calisiyor. Herkes salak, tum firmalar tilki. En kotusu de hic bir soz hakkiniz yok.

Durum budur.
Gerisi burda...

Tuesday, 7 June 2011

Bebek arabasi: part 2

Ve nihayetinde sabirsizlikla bekledigim bebek arabasi geldi! Bana ebebek.com'un verdigi bilgide urunun 4 kg'luk oldugu yaziyordu, ama urunu daha elimi alir almaz 4 kg'nun cok ustunde oldugunu anladim. Nitekim urunu kurmadan, tekerlekleri vs. olmadan tarttim 7 kg'nun ustunde cikti. Diger parcalariyla 8 kg'nun ustunde olacagi kesin. Hemen ebebek.com'a eposta attim, ama bana geri donulmedi. Sonra tekrar eposta attim, bu sefer aradilar.  Profesyonel davranip, ozur dilediler ve ucretsiz olarak urunu geri teslim alip ucreti kredi kartima geri iade edeceklerini soylediler. Ne yalan soyleyeyim icim rahatladi. Simdi de bu asagidaki linktekini siparis verdim. Annem israrla bunu almami soyledi:
http://www.e-bebek.com/pusetler/chicco/chicco_ct_06_puset/CHI-406121725
Ben de 'anne' deneyimini dinleyerek siparisimi verdim :) Benim de boyle baston tipi bir bebek arabam vardi, ve annemin beni onda tasidigini cok iyi hatirliyorum. Bakalim benim kizim benim dunyalara degismeyecegim 'an'larimizin, maceralarimizin ne kadarini hatirlayacak?..
Gerisi burda...

Sunday, 5 June 2011

Bebek arabasi


Normal bir hamilelik yasamadigimi onceden soylemistim. Kizima en uygun bebek arabasini bulmak icin ne vaktim vardi ne de uzun uzun dukkanlara gidip bebek arabasi deneyecek luksum. Erken dogum riskimin oldugunun surekli olarak bana hatirlatildigi hamileligimin 8 aylik gunlerinde Sarachane'ye gittik, ve hayatimda gordugum en kabiliyetli satici bana 'dakka 1 gol 2' demeden bana gore ingiltere'nin en iyi bebek urunleri firmasi olan ve Turkiye'de magazasi bulunmayan 'mamas and papas'in Urbo modeli bebek arabasini satti. Tabii sattigi kisi benim babam, cunku Delfina'min sevgili dedesinin hediyesi bebek arabamiz:)
Hani reklamda 'benim babam, Toyoto gibi adam' diyor ya, ben de bu reklamdan sonra 'benim babam Mercedes gibi adam' diyordum :) Nitekim babamin aldigi bebek arabasi da gercekten Mercedes gibi :)
Yalniz ingiltere'de hava hep soguk oldugu icin ve de arnavut kaldirimli yollari bulmak cok cok zor oldugu icin, tasarimin Turkiye'ye pek uydugunu soyleyemem. Gecen Cumartesi Bebek'te Bebek Festivali'ndeydik ve hava cok sicakti (nitekim beni gunes carpmis :( ) Delfi'nin de bebek arabasi siyah renk oldugu icin ve dizayndan dolayi bebek arabasinin icindeki sicaklik cok iyi korundugu icin Delfi icin baya bir endiselendim. Bugun uyandigimdaysa ebebek.com'da fiyati 249'dan 99 TL'ye inmis 4 kg agirliginda basit bir uc teker bebek arabasi bulup, aldim :) 
Bakalim nasil cikacak.

Ama bunun disinda mamas and papas urunlerini tavsiye ederim. Tabi bizim bebek arabasinin elestirmedigim yerleri yok mu, var. Biberon/bardak koyma yeri olsaydi daha iyi olabilirdi, esya koyma yerini bu kadar asagiya konumlandirmamis olsalardi iyi olurdu. On tekerlekler bazen kendi kendine kendini kilitliyor, ya da bazen yaglanmasi gerekiyor. Delfi buyudukce emniyet kemerini tek seferde deneyerek kiltlemek zor oluyor, cunku hem ipi kisa geliyor, hem de kilitleme sistemi iyi dizayn edilmemis. Ve de bebek arabasini surme cubugu tek butun bir parca olmaktansa iki kollu olsaydi daha rahat kullanilabilirdi.
O ya da bu sekilde gezelim de arac bahane :) Ama benim icin en onemli olan sey tabii ki ben ve Delfi gezdigimizde onun uyudugu zamanlarda onun tamamen yaslanip, rahat uyuyabilecegi bir bebek arabasinda yolculuk yapmak. Ne de olsa hersey onun icin ;)
Kucuksu Kasri, Mayis 2011
Damien ve Delfina

Gerisi burda...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...