My Photo
a utopist, a green, a free soul, a liberal, a young (well let's say 'a new' rather than 'young') mother, a rebel, a thinker, a smiler, a wonderer, a note, a butterfly, a rainbow, a nymph, a kite, a wave, a breeze from the sea, a purple soul, a chocolate-addict, a lover...

Friday, 9 November 2012

Delfinam'la Ispanya yollarinda..

Delfina dogdugundan beri izmir-istanbul arasi mekik dokuyoruz ama en son Delfi 13 aylikken uzun yola cikmistik Yeni Zelanda ve Singapur'a gitmek icin. Simdiyse Delfi 23 aylik ve biz ispanya'dayiz. Babamizin surekli is seyahatleriyle bizi birakmasindan biktik, biz de pesine takildik. Malaga, Motril'de Almanlar'a ait bir oteldeyiz su an ve hazir Ispanya'ya gelmisken Almanca ogreniyoruz :) Yolculugumuzu anlatmamizin nedeni bebegiyle yurtdisi seyahati yapacaklara bizim maceralarimizin yol gostermesi umuduyla...

Delfi daha tam 2 yasinda olmadigi icin ona ayrica ucakta koltuk almamiza gerek yoktu, yine de tabi 100TL gibi bir rakam odendi. Ama artik Delfina cok buyudu ve benim kucagimda kemere baglanmak istemiyor. 


Iberia Havayollariyla geldik Madrid'e ve ucak cok dolu olmadigi icin yanimizdaki koltugu rahatca kullandik. Iberia yolculuga biz basladiktan sonra resimde gorunen uzerine cizilip silinebilen bir oyuncak hediye etti. Delfi'ye ozgu bir menu yoktu ama normal buyuk menusunden verdiler ona da. Bir de yan koltuklarda cok hos cocuklu bir ispanyol aile vardi, Delfi cok eglendi yolda. Yalniz Delfi'nin annesi yola tabii ki hazirlikli cikti yola, yanimiza resim yapmak icin, defterler, boyalar vardi. Ama Delfina en cok annesinin yanina aldigi kirmizi kendinden yapiskanli noktaciklarla oynadi. Bundan daha once de bahsetmistim, ama resimlerle bu oyundan yine bahsetmek istedim. Kirmizi noktalari once kendi yuzume yapistiriyorum, ardindan Delfina'ya 'burnum nerde' diyorum, o burnumdaki kirmizi noktacigi aliyor ve ben onu onun kendi burnuna koymasini istiyorum. O da oyle yapiyor. Bu vucudumuzun diger organlarina da yansiyinca cok zevkli ve bol kahkahali oluyor.  Bu oyun cocuklarda el-goz koordinasyonlarini sagliyor ve organlarin adlarini kolayca ogrenmesini sagliyor. Yan tarafta oturan aile de ona organlarin ispanyolcasini soylediler, ve cok eglendik. Benim ve Delfina'nin yola cikarken burunlarimiz tikaliydi, ben de bir panikle eczaneden abimin tavsiyesiyle sinus rinse kit diye bir sey edindim (bayram gunu biz eczane nobetci eczane bulamadik ama Fatos Ablamiz her zamanki gibi imdadimiza yetisti, insanin hayatinda boyle harika insanlar olmasi tarifi mumkunsuz bir his..) Havalimaninda siseyi suyla doldurduk ve kucuk sasenin icinde bulunan karbonati sisenin icine ekledik. Sonra burnumuzu bununla iyice yikadik [bunu burun acildiktan sonra surekli yapmamanizi tavsiye ederim zaten cocuklarda bir buyuk yardimiyla ve cok az kullaniliyor, buyuklerdeyse 1 en fazla iki kere derim ayni gun icinde]. Malum burun tikali oldugunda ucus esnasinda olusan basinc farkliligi kulakta ciddi agrilara neden oluyor. Bunun icin ucus esnasinda burnunuzun tikali olmamasina dikkat etmek gerekiyor ve inis ve kalkislarda burnu tikali olan bebeginizi emzirmek en buyuk ilac. Bunun haricinde yani emmedigi anlarda ben de tum agzimi acarak Delfina'nin agzini acmasini ve boylece basinctan olusan kulak sancisini engelletmeye calistim. Ayrica emzirmiyorsaniz, cocugunuzun agzina cigneyebilecegi seyler vermek de cok onemli. Yeni doganlar inis ve kalkislarda hep aglar dikkat ettiyseniz, eger anne emzirmiyorsa o sirada. Nedeni de basincin kulaklara yaptigi baskidir. Eger bebeginiz uzun sureli emmiyorsa ya da emdirmiyorsaniz; o zaman mutlaka agzinda cigneyebilecegi bir yiyecek verin. Ben emmedigimiz zamanlarda Delfina'mla agiz acmaca oyunu oynuyoruz; nasil mi? Agzimizi sonuna kadar aciyoruz ve 'aaaaaa' diyip, guluyoruz :))

Yanima mandalinalar ve muz almistim, bunlarda ucaktan sonra metroyla otele giderken cok iyi oldu, cunku cocuklarin ve hatta buyuklerin ellerinde ve agizlarinda oyalanacaklari bir sey oldugunda pek de soylenmiyorlar malum :) Bir de mandalinayi soyup eline vermektense, butun olarak veriyorum ama bir yerden soymaya basliyorum. Delfina bir sure mandalinayi soymaya calisiyor, sonra da yemeye ve bu ayni bir oyun gibi ilgisini baya bir sure cekiyor. Daha sonra da mandalina kabugunu elime ovusturup koku vermesini sagliyorum ve bunu Delfina'ya koklatiyorum. Boylelikle hem eliyle, hem gozuyle (koordinasyon) hem de burnuyla bir sey yapmis oluyor.

Ispanya'da cocukla gezmek


Oncelikle, birkac ilk yasadik, onlari paylasmak istiyorum. Pazar sabahi 7'de Madrid'i dolasmaya basladik ve hava 5 dereceydi, ve ben TR'nin sicagindan birden 5 dereceyle karsilasinca bir dondum kaldim. Yolda acik bir cafe bulduk ve ordan devasa boyutta ama enfes bir sicak cikolata aldik.

Delfi'nin ilk sicak cikolatasi, soguk bir Madrid sabahi

 Ben Delfina'ya seker vermiyorum ama hava o kadar soguktu ki Delfina'nin o sekere en az benim kadar ihtiyaci oldugunu dusundukve Delfi ispanya'da 28 Ekim 2012 itibariyle ilk sicak cikolatasindan bir yudum icmis oldu, iki kere de kremasindan yedi, ama sonra istemedi ki bu iyi bir sey oldu.
Ikincisi, babycentre'dan ben hamileyken haftalik epostalar gelirdi, bebegimin gelisimini takip etmem icin, Delfi dogduktan sonra aylik gelisim rehberi yollamaya basladilar ve bu ayki rehberde bebegimin bu yas itibariyla 3 kelimelik cumle kuruyor olmasi lazimmis, ama bizim tatli cadi kurmuyor ki bu normal diye dusundum cunku hem iki dilli buyuyor hem de arada bir araya farkli diller sokan manyak bir annesi var. Ama Delfina bize 29 Ekim hediyesi yapti ve soyle bir diyalog gerceklesti:
Anne: Delfina, do you want to go to the playground?
Delfina: No, I don't

Babasiyla, dedigi seye inanamadik :) Hadi bakalim, demek ki kizimiz buyuyor ve ogreniyor.. Herseyin zamani var.
Ucuncusu, Delfina icin ilk kez sehir ici bir otobuste bilet odedim. Otel'den [Robinson Club] Motril'e gittik ikimiz ve sofor onun icin de otobus parasi odemem gerektigini soyleyince inanamadim. Nasil yani 2 yasinda bile olmayan bir cocuk icin otobus parali! Ispanyollar ciddi maddi krizdeler!
Delfi Motril'de bir parkta
Parktaki ilginc oyuncaklardan

Delfina'yi Motril'deki buyuk bir parka goturdum Latin Amerika'dan getirilmis ilginc bitki turleri ve agaclarla cevrili, ama sanirim Ekim sonunda oldugumuz icin midir nedir Malaga taraflari pek bir ölü şehir modunda. Ingiltere'deyken Malaga'nin her daim cook sicak, sahilleri dopdolu, sirin bir yer oldugunu dusunurdum ama hic de oyle degil. Ispanya'ya geldigimizden beri hava cok soguk. Moda, istanbul bugun 25 dereceydi, burasiysa 15 derece bile degildi ve yagmurlu :( Biz gercekten elimizdekilerin kiymetini pek bilmiyoruz TR'de. TR'de yasarken surekli elestiriyor insanlar yasadiklari ulkeyi, ama bi de cikin baska bir yerlere, hemen 'aman ulkem canim ulkem' oluyor durum :))
Ben dogal olarak oksurmeye basladim, ama Delfina'yi bol bol emziriyorum bagisikligi guclensin diye. Bir de Almanlara ait bir otelde kalmanin faydasi su oldu, sabah kahvaltida koca bir surahi var ici taze zencefille kaynatilmis suyla dolu, diger bir surahide cimenlimonu (?) [lemongrass] suyu, bir kavanoz harika bir bal, ve bir kase limon. Sabahlari bunlari karistirip 2-3 bardak iciyorum, sonra bir parca zencefili de agzima alip saatlerce ceviriyorum. Bu bana cok zindelik verdi ve oksurugum azaldi ama cogalmadi. Delfina'ya bunlari direkt olarak vermesem de biliyorum ki sutumden ona geciyor. Sut demisken, dun otobuste bir ispanyol hanimla ben hic ispanyolca bilmeme ragmen iyi anlastik, dertlestik, cunku kadin dogasi her yerde kadin dogasi. Hanim da 4 yasina kadar cocugunu emdirmis, ve biraktirmak zor olmus, 'anne nolur emeyim' diye yalvarmis hep cocuk daha sonrasinda. Ama otobusteki hanim, bana o kadar kadinligi ve emzirmenin dogasini anlayan gozlerle bakti ki, belliydi kendinin de o gunlere bir anda hayalinde geri gittigi... Emzirmek harika ve cok kutsal bir bag.. Ve kadin, kadinin halinden anlar, Turk olsun, ispanyol olsun, Afrikali olsun.. kadin her yerde kadindir..

~

Bizim adetlerimizde cocuklari hava soguksa cok giydirmek gibi bir adet vardir, ama cocuklari cok giydirirken bence terletmemek onemli. Bence soguk degil, ter en onemli dusman. Evet hava soguk ama biz bugun bir ara hava sicakkene sahilde kumlarla ve denizle oynadik. Onu giydiriyorum ama dikkatli olmaya calisiyorum. Hava birden sicaklar gibiyse ustundeki katmanlari cikariyorum. Su ana kadar cok sukur pek bir sıkıntımız yok. Umarim gezimizin kalan kismi da guzel gecer..

not: yazi 29 Ekim'de yazildi ama bloga konulmasi zaman aldi..
Bu resmi neden koydum?
Kaydiragin ustunde yazan
'accion, revolucion' yazisindan oturu.

No comments:

Post a Comment

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...